25 Haziran 2010 Cuma
KRALİÇE ÖLDÜ, YAŞASIN KRAL...
Rüzgar hırçın.Çok yoğun hissediyorum.Rüzgarın, kendisini böyle hissettirmesi; yaşadığım hissini güçlendiriyor.Bir kasırga gerek sonrasında... - Benim sağanak yağmurum "evet" demişti. "Sonrası da sel!"Sel biraz daha öfkeli. Hatta daha çok.Rüzgarın sel ile bir bağlantısı olsa bile, - daha önce böyle düşünmemiştim-Sel öldürücü. Öldürücü ve basit.Aslında zıt gibiler.Ölümle yaşam arasındaki bağ ve zıtlık gibi mesela... - Kalbin duracak ve ıslah olacaksın!Islah yaşarken nasılda imkansız gibi...Doğal değil.Havadaki bu elektrik beni sakinleştiriyor.İnsanın "kendisiyle" konuşması güzel.Kuyuda işler yoluna giriyor.Arada bir yine yolundan çıkacak biliyorum.Burada; kendine doğru yapılan yolculukda, her adımda, herşey daha basit ve aydınlık. - Düşlerimizle gerçeğin birleştiği bir yol yapsak mesela.Yaşamdaki sessizliğimizin tersine vicdanımızla daha fazla söyleşsek.Vicdanımız; ruhumuzun hazinesi.Sesi güzel, soluğu taze ve konuşkan.İçimizde ve çok keskin. - Farkında olmayanlar için -Hiç durmaz o.Rotası bellidir.Sürekli yol alır.VAR'dır.Beynimizin, kalbimizin, gövdemizin içindedir.Gözlerimizden her halimize yansır.HER HALİMİZE.O konuşurken dinlemek gerek.Birgün....Bildiğimiz hiçbirşey avutmaz bizi.Bildiklerimiz sonuca engel olamaz.O arada vicdanımız; bütün yargıların, bilgilerin, deneyimlerin ötesinde yol almaktadır...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder